Aşık Paşa (1272-1333)
Asık Pasa, Asıkpasa Turbesinin (ön penceresiyle saçakları arasına oturtulmus kitabesinden anlasıldıgına göre 1271 tarihinde bu dunyaya gelmis. Sefer ayının 13. salı gecesi 3 Kasim 1333'te bu dunyadan uçmustur. Oz adı Ali'dir.. Alaaddin Asık, Asık Pasa ve Asık Baba adlarıyla unlenmis ve anılmıstır. Asık Pasa' nın esinin adı Hacı Hatun oldugu, Elvan, Selman (Suleyman), Hasan can, Kızılca adında ogulları, Melek Hatun adında kızı bulundugu elde edilen belgelerden ve mezar taslarından anlasılmaktadır.
Babası gibi cezbeli bir sair olan Elvan Celebi ve kardesi Selman, Corum ile Mecitözu arasında eskiden Tananözu denilen Elvan Celebi köyunde yerlesmislerdir.. Asık Pasanın dedesi Baba Ilyas Mogol istilasıyla Turkistan'dan Anadolu'ya göç eden Horasan erenlerindendir. Babailer tarikatının kurucusudur. Ahilik, Bektasilik, Kalenderlik gibi bir çok kollar, bu kaynaktan sızan kollardır. Baba Ilyas Danismentliler zamanında bir muddet Kayseri'de kadılık yapmıs. Selçukluogulları bu bölgeye hakim olduktan sonra 1227 yılında Amasya'da Hanıkahı seyhi olmus, etrafına binlerce murid birikmistir. Selçuklular Devletini kökunden sarsan Baba Ishak ayaklanmasında parmagı ve etkisi oldugu sezinlenen Baba Ilyas, Amasya yakınındaki Catbuku Cifligine gönderilerek, bes yıl kadar oturmus ise de sonraları affa ugrayarak tekrar görevi basına getirilmesi, nufuz ve kudretinin bir delilidir. Baba Ilyas 1258 yılında ölmustur. Mezarı Amasya'da kendi adıyla anılan Ilyas Köyu'nde bir agacın altındadır. Halk Sarılık Evliyası olarak inanır. Bu hastalıga tutulanlar bilhassa Hıdırellez'de kabrini ziyaret ederek oradaki su ile yıkanırlar. Mecitözu ilçesinin Kaleycik Köyunde oturan Pirogulları ailesi, Baba Ilyas' ın neslinden geldiklerini söylerler. Bunlar alevidirler. Baba ishak' ın halifesi olan Hacı Bektas'ın kardesi Mentes' le birlikte Horasan'dan Anadolu'ya geldikleri zaman Baba Ilyas'ın duragını ziyaret edisi, Hacımda denilen Suluca Karahöyuk'e yerlesmesi dikkate deger bir olaydır.
Baba Ilyas’ın Semseddin Mahmud Muiziddin Ali, Ziyaeddin Musa, Muslihiddin Musa (Muhlis Pasa) adında evlatları oldugu, bunların her birisinin Selçuklular devrinde önemli devlet islerinde yer aldıkları bilinmektedir.Asık Pasa’nın Babası Muhlis Pasa’nın dogum ve ölum tarihleri, hayat ve sahsiyetleri hakkında genis bir bilgi yoktur. Birçok tarihi kaynaklar Farscayı resmi devlet dili olarak kullanan, ta Orta Asya dan beri surup gelen milli geleneklere aykırı yol tutmaya baslıyan, halkı kötu idareleriyle canından bezdiren Selçuklulara karsı Karamanogullarının "Bundan böyle divanda, dergahda, mescidde, meydanda Turkçeden baska dil kullanılmaz" emrinde ve Cimri isyanı diye anılan harekette Muhlis Pasanın da buyuk rolu oldugunu hatta altı ay kadar Konya tahtında oturduktan sonra Baba Ilyas'ın halifelerinden Nurettin Sofu lehine feragat ettigini yazarlar. Torunlarından Ahmet Asık'ı, Asık Pasazade Tarihi adıyla anılan kitabinda Osmanlı Beyliginin henuz kurulmadıgı sıralarda Muhlis Pasa'nın Eskisehir'e geldigini, Ertugrul Bey'den saygı ve iltifat görduklerini, Osman Bey'in yanında bulundugunu haber verir. Osman Bey'in musaviri ve kayınatası Edebali, Kirsehir Ahilerinin ulularındandır. Asık Pasa'nın Orhan Gazi devrinin buyukleri arasında yer aldıgını Ahmet Asıki' nin su mısralarından ögreniyoruz:
Okutur hutbe Orhan Gazi
Ol Osman bir konurlu nesli gazi
Seriat gulune gelenler oldu
Cun dogdi semsi bahti Orhan Gazi
Gaza için kim akbörk geyuptur
Yuzu sag, isi sag Orhan Gazi
Ne geyse yakısır Orhan Gazi
Asık Pasa zamanında idi Gazi
Genç Osmanlı Beyliginin kurucularından daha tanınmıs bir sahsiyet oldugunu gördugumuz Asık Pasa, Suleyman Turkmani gibi devrinin zahir ve batın ilimlerinde olgunluga ermis olgun bir kisiden feyiz ve ısık alarak yetisti Latifi'nin dedigi gibi :”0 kibar mesayihin zenginlerindendi. Sahane itibar ve degeri, padisahane kudret ve gucu vardı." Sofiyane ve dervisane bir terbiye almakla beraber dunya ve devlet islerine de karısmıstı.
Devrin bilgin ve sairleri baska dillerle siirler yazar, kitaplar yazarken Asık Pasa’nın Caglar ötesi bir görusle Turk ve Tacik cumle yoldaslarını gaflet uykusundan uyarmak için Garipnamesini öz Turkçe ile yazısı ve:
Gerçi kim söylendi bunda Turk dilli
Ille masum oldu mani menzili
Cun bulasın cumle yol menzillerin
Yirme gel pes Turk ve Tacik dillerin
Kamu dilde var idi zabt-u usul
Bunlara dusmus idi cumle ukul
Turk diline kimesne bakmaz idi
Turklere her giz gönul akmaz idi
Turk dahi bilmez idi ol dilleri
Ince yolu ol ulu menzilleri
Bu kitap anunçin geldi dile
Kim bu ehli dahi mani bile
Turk dilinde yeni manalar bulalar
Turk-Tacik cumle yoldas olalar
Yol içinde birbirini yirmiye
Dile bakıp maniyi hor görmiye
diye haykırısı bugun bile derin derin dusundurecek bir olaydır. Bu ruhu yabancı baskılar altında Turkun asil benligini korumak amacıyla kurulan Babailer kuralının feyizli ve aydınlık bagrından aldıgı kuskusuzdur.
Asık Pasa Turk Edebiyatı Tarihine "Garipname" adıyla bir Saheser armagan etmistir. Bu eser 12.000 beyitlidir. Garipname' yi yalnız tasavvuf bakımından degil Turklerin eski kahramanlık ve Alplik devirlerini terennum eden sosyal varlıkların tablosunu çizen, Turk dilinin arı, katıksız örneklerini yasatan bir hazine olmasından öturu incelemek yerinde olur. 3 Kasim 1333 tarihinde Kirsehir'de hayata gözlerini yuman Asık Pasa'nın turbesi de Kirsehir'dedir. Bembeyaz mermerden islenmis turbenin cephesinde su kitabe yazılıdır: "Sahibi Ilmi Ledun kutbu yegane merdi hak seyh basa ibni Muhlis Ibni Seyh Ilyas" Asık Pasa Turklugun piri olmus, Turkçenin ihmal edilmesine tahammul edememistir. Turkçenin inceligini, guzelligini anlatmak suretiyle dil devremine ısık tutmustur. Yazdıgı "Garipname" adlı eser ahlak. felsefe, psikoloji, tasavvuf fikirleri ile dolu bir eserdir.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2002-10-09 (2095 Okuma)