YUNUS EMRE
Gerçek Yunus Emre Kirsehir’deki Sarıköydedir.
Yunus Emre ile ilgili en kuvvetli kaynak eser Hacı Bektas-i Veli’nin ceylan
derisi uzerine yazılmıs olan "Velayetname" adlı eseridir. Yunus’u ve hayatının
kısa bir özetini burada anlatılan efsanevi bir hikayenin ısıgı altında
tanımaktayız. Yunus Emre’nin Eskisehir Sarıköy’de olmayıp Kirsehir Sarıköy ‘de
oldugunu madde madde isbata ve izaha çalısalım.
1- Velayetnamede bir Sarıköy'den bahsedilmektedir. Yunus için o kitapta "Dogum
yeri Sivrihisar'ın kuzeyinde Sarıköy'de, mezarı ise Sarıköy mezarlıgının
civarinda veya Sarıköy'de bir mahaldedir. Fakir halli bir çiftçidir. Evli barklı
çoluk-çocuk. sahibidir." denilmektedir.
Acaba o tarihlerde ve hatta gunumuzde kaç tane Sivrihisar ve kaç tane Sariköy
vardır? Degerli arastırmacı yazar Refik Soykut bir yazısında söyle demektedir: "Masa
bası kalem ustadlarımızdan bir çogu zahmet edip baska yerlerde baska
Sivrihisarlar, baska Sarıköyler ve baska tapduk köyleri aramamıslar, ya da
varolabilecegini dusunmemislerdir. (Emrem Yunus,68) Burgun Kirsehir ili
hudutları içerisinde kalan bir tepe vardir. Adı. da "Ziyaret Tepe" dir. Bu
tepenin guneyinde bir "Sivrihisar" tepesi ve yine eski kayıtlara göre adı "Sarıköy"
olan, fakat simdi "Sarı Karaman" olarak anılan bir köy vardır. Bu Sarıköy'un
dört kilometre guneyinde bir tepe ve bu tepenin (Ziyaret Tepe) yamacında da bir
mezar kalıntısı vardır. Tıpkı Hacı Bektas-i Veli'nin. Velayetnamesinde
bahsedilen yerler aynısı ile meveuttur burada. Yazar Refik Soykut kendisi emekli
bir albay oldugundan bu kayıtların Genelkurmayın eski haritalarından
çıkartıldıgını, 1940'lı yıllarda haritaların bugunku Turkçe ile basıldıgını bu
tarihlerden önce ise eski yazı ile yazılmıs oldugunu, degisikigin bu tarihten
sonra oldugunu, delilleri ile isbat etmektedir. (Emrem Yunus)
2- Velayetnamede su mealde bir hikaye anlatıldıgı malumdur "Yunus denen ihtiyar
koca Haci Bektasi Veli'den himmet yerine bugday isteyince ona istedigi bugdayi
verirler. Yunus "Hamam'ın" oraya vardıgında aklı. basına gelir ve geri dönup
tekrar bugdayı vererek himmetini ister. Iste bu hamam olarak bahsedilen yerin
Hacı Bektas'a yakın bir yerde kalıntıları mevcuttur. Refik Soykut'un Emrem Yunus
adlı kitabında bu hamamın bir fotogtafı vardır.
3- Velayetnamede yine bahsedilir ki, Yunus'un alamadıgı himmet Tapduk adlı
birisine verilmistir. Yunus Tapduk'un dergahında yıllarca çalısır. Iste bu
Tapduk'a ait olan ve onun ismini tasıyan "Tapduk Köyu" Sarıköy'e yakın bir
mahalde halen mevcuttur.
4- Surası muhakkaktır ki, Yunus Emre gerek Mevlana ve gerekse Hacı Bektas-i Veli
ile çagdastır ve onlardan cografi olarak ta olsa uzakta degildir. Ustelik o
yörede yasamıs ve her birisi bir buyuk mana eri olan Ahi Evranı Veli, Suleyman
Turkmani, Asık Pasa gibi Muhterem zatlardan etkilenmistir. O havayı teneffus ve
o mana denizinde beslenmistir. Yunus’u bu mana guneslerinden uzakta, tek basına
ve ayrı olarak dusunmek yanlıs olur.
5- Yunus’un yasadıgı çagda Anadolunun batısı tam bir derebeyi tasallutundadır.
Bizans tekfurları ile Musluman Turk savasçıları surekli mucadele halindedirler.
Turkler tam olarak o topraklara yerlesip duzenlerini kuramamıslardır. Iste bu
yuzden OrtaAnadolu' da Kirsehir, Konya, Ankara, Sivas gibi Kapadokya Bölgesi
olarak bilinen bölgenin etrafında Mevlana, Hacı Bektas-ı Veli, Ahi Evran, Asık
Pasa, Suleyman Turkmani gibi mana gunesleri dogmaya baslamıstır. Anadolu' nun
Turk yurdu olmasında bu insanların görevleri vardir. Yunus' u bu erlerden ayrı
dusunup te savasların oldugu tehlikeli bölgeye tekbasına salmak saglam bir fikir
degildir. Yunus onlardan etkilenmis, onların feyzin'den feyizlenmis ve
pınarlarından su içmistir.
6- Velayetnamede Yunus' un kıtlık sonucu köyden kalkıp, heybesini aliç denen
meyve ile doldurup ökuzunun uzerine atarak Hacı Bektasi Veli'ye bugday istemeye
gittiginden babsedilmektedir. Dusunun ki Eskisehir'in Sariköyu'nden kalkarak
havadan kus uçumu 250 kitometre kara yolu ile ise 400 kilometre kadar olan bir
mesafaye o gunun sartlarında ve her derede bir duzine adamın kesildigi derebeyi
ortamında böyle yaya bir vaziyette gidip gelmek mumkunmudur? Halbuki,
Kirsehir'in Sariköy'u Hacı Bektas-i Veli'ye 45-50 kilometrelik bir mesafededir,
yani yaya olarak 8-10 saatlik. bir yoldur. Kızılırmak yatagını degistirmeden
önce bu mesafe daha kısa imis. Bu yol bir insanın guvenlik içinde sag-salim
olarak bir gunde gidip dönebilecegi bir mesafedir. Böyle olunca Velayetnamede
bahsedilen Sivrihisar ve Sarıköy uzaktaki Eskisehir'de degil, Kirsehir
Bölgesinde olan ve Hacıbektas'a çok yakın bulunan Sivrihisar ve Sarıköy'dur,
7- Bu gun. hala Yunus'un yasamıs oldugu köyde ve civar köylerde dogan erkek
çocukların yuzde otuzu "Yunus, Dede Yunus, Yunus Dede, Emre" gibi adları
tasımaktadır.
8- Tapduk köyunun guney yamaçlarında alıç agaçları fazlası ile mevcuttur. Bu
daglarda aynı zamanda mese agaçları da bulunmaktadır. Yunus seyhi Tapduk'un
dergahına tasıdıgı odunların filizleri hala bu daglarda yesermektedir.
9- Yunus Emre ölmeden önce vasiyetinde söyle demektedir: "Beni seyhim Tapduk'un
yolu uzerinde bir yere koyun ki gelip geçenler uzerime bassın ve vucudum
seyhimin yolunda zelil olsun." Tıpkı Yunus'un vasiyetinde oldugu gibi bugun
Ziyaret Tepe'deki mezar Tapduk köyune gelen bir patika yolun uzerindedir.
10- Bugun en kuvvetli ihtimal olarak Eskisehir Sarıköydeki Yunus’a ithaf olunan
mezar sonradan yapılmıs bir mezardır. Kirsehir Ziyaret tepedeki ise eskiden beri
vardır. 1970’li yılların Eskisehir Milletvekili ve aynı zamanda Milli Egitim
Bakanı Prof. Dr. Orhan Oguz’ un yetkisine dayanan iyi niyetli çabaları ile bu
idda gerçek gibi gösterilmeye çalısılmıstır. Pek çok kaynak bahseder ki orada
yasamıs olan kisinin gerçekte Yunus adlı zengin bir emir'in oldugudur.
Velayetnamede bahsedilen Sivrihisar Sariköy sadece Eskisehir'de varmıs gibi yola
çıkılıp, bir tren yolu insaatında bulunan ve zengin bir kisiye ait oldugunu
gösteren mezarın yoksul Yunus’a mal edilmesi nederece dogrudur ?
11- Yunus Emre’nin mezarı olarak bilinen mezar 1983 yılında Universite bilim
adamlarının gözetininde açılarak iskelet incelenmistir. Duzenlenen raporda bu
mezarda yatan kisinin 70 yaslarında birisine ve en az 600 yıllık bir tarihe ait
oldugu belirtilmektedir. Namaz kılan kisinin bacak kemiginin diz kapagına yakın
yeri kasın baskısı ile oyuk bir sekil alırmıs, namaz kılan kisi surekli dizleri
ile hareket ettigi için bacaktaki kemigin bu kısmi oyuk olurmus. Bu durum bilim
adamlarının raporunda da belirtilmistir (Emrem Yunus).
12- Yunus Emre’den daha sonra yasamıs ve yine bir ulu mana eri olan Hacı
Bayram-ı Veli bir siirinde Yunus'dan hahsederken onun varlıgı ile bu toprakları
nurlandırıldıgını söylemektedir. Dizeleri söyledir:
Azizlenmis Hususa Yunus Emire
Idermis Zund-uuzler uyup emre
Bu yerdedir zumrenin mezarı
Muserref eylemislerdir diyari.
Haci Bayram-ı Veli bilindigi gibi Ankara'nın Solfasol köyunde dogmus ve O yörede
yasamıstır. Simdi dusunelim Ankara Eskisehir'deki Sariköy'e mi daha yakındir,
yoksa Kirsehir'deki Sarıköy'e mis Elbette ki ikincisi daha yakındır. Haci
Bayram-ı Veli "Bu topraklar veya bu diyar" demekle yakın olanı kasdetmistir,
uzak olanı degil.
13- Yunus Emre siirinde de bahsettigi gibi gerek Mevlana'dan ve gerekse Ahi
Evran-ı Veli'den etkilenmistir. Yunus bu siirlerinden birisinde söyleder:
"Iy yarenler, iy gardaslar, görun beni nuttum Ahi
Ere irdum eri buldum er etegin tutum Ahi
Canum bir gözsuz can idi, içi dolu sen ben idi
Dutdum miskinlik etegin ben menzileyitdum Ahi
Giderdum gönlumden kini, kin kin tutanın yoktur dini
Iyi yarenler ben bu sözu uludan isitdum Ahi."
Bu siirde gösteriyor ki, Yunus Emre Ahi Evran ve Ahilikle içli dıslıdır.
14- Son olarak su iddiayı'da söylemeden geçemeyecegiz. Bu gun Yunus Emre'nin
gerçek mekanı olarak kabul ettigimiz Kirsehir-Nigde hududundaki bu yerlerin
insanı etkileyen manevi bir havası vardır. Bu yerlere gelip de bu manevi havadan
etkilenmeyen bir kisinin olacagını zannetmiyoruz. Engebeli ve uçsuz bucaksız bir
ovanın ortasında bir tepe ve yamacında Yunus Emre'nin mezarı bu bölge iki yil
önce Millipark alanı ilan edilmistir. Her yıl Yunus Emre'yi anma törenleri bu
dagın doruklarında yapılmaktadır. Tam çiftçi Yunus'a yakısacak bir munbit
arazidir bu yerler. Kızılırmagın kenarıdır ve sulaktır.
Anadolu'ya bagdas kurup oturun
Ah Evran, Asık Pasa yatırın
Yunus' u da öksuz koyman getirin
Evliyalar diyarı ili Kirsehir.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2002-10-09 (1723 Okuma)