Anonymous,

Please Baglan or KAYIT
Sehrimizin gururu olan Ustalarımızın hepsinin mp3 parçaları için
[ Ustalarımız - Türkülerimiz ]
Menu   
 
Ana SayfaAna Sayfa  
    Ana Sayfa
Uyelere  
    Profil
    Üye Hesabi
Genel  
YÖRELER  
Aktif  
    Forumlar
    MisafirDefteri
    Anket
    Chat
    Tavsiye et
    Link Ver
Müzik-Video  
    Kirsehir Videolar
    Ustalar MP3
    Sehir Tanitim Videolari
    mp3arama
    Kirsehir TV
    Midi
Icerik Kategorileri   
Kimler Bağlı   
 
İyi Sabahlar Misafir! 
IP:  38.107.179.236



Kulanıcı Adı
Şifre

 Katılımlar
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 1,349
  En Son: asbuzulu51

Lütfen Üye Ol ve AKTiF KATIL
Acilim Bilgileri   
 
Fotoğraf Galerisi
 Albümler: 323
 Resimler: 7229
  · görüntüleme: 142467
  · Oy: 143015
  · Yorum: 5
 Oluştur veya albümleri iste
 Albümlerde değişiklik yap
 Profilim
Güzel Sözler   
 
Ne zulüm, ne merhamet yalnızca adalet

Anonim
Istatistik   
 
Şu ana Kadar
24189698
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2005
YUNUS EMRE





YUNUS EMRE

Gerçek Yunus Emre Kirsehir’deki Sarıköydedir.

Yunus Emre ile ilgili en kuvvetli kaynak eser Hacı Bektas-i Veli’nin ceylan derisi uzerine yazılmıs olan "Velayetname" adlı eseridir. Yunus’u ve hayatının kısa bir özetini burada anlatılan efsanevi bir hikayenin ısıgı altında tanımaktayız. Yunus Emre’nin Eskisehir Sarıköy’de olmayıp Kirsehir Sarıköy ‘de oldugunu madde madde isbata ve izaha çalısalım.

1- Velayetnamede bir Sarıköy'den bahsedilmektedir. Yunus için o kitapta "Dogum yeri Sivrihisar'ın kuzeyinde Sarıköy'de, mezarı ise Sarıköy mezarlıgının civarinda veya Sarıköy'de bir mahaldedir. Fakir halli bir çiftçidir. Evli barklı çoluk-çocuk. sahibidir." denilmektedir.

Acaba o tarihlerde ve hatta gunumuzde kaç tane Sivrihisar ve kaç tane Sariköy vardır? Degerli arastırmacı yazar Refik Soykut bir yazısında söyle demektedir: "Masa bası kalem ustadlarımızdan bir çogu zahmet edip baska yerlerde baska Sivrihisarlar, baska Sarıköyler ve baska tapduk köyleri aramamıslar, ya da varolabilecegini dusunmemislerdir. (Emrem Yunus,68) Burgun Kirsehir ili hudutları içerisinde kalan bir tepe vardir. Adı. da "Ziyaret Tepe" dir. Bu tepenin guneyinde bir "Sivrihisar" tepesi ve yine eski kayıtlara göre adı "Sarıköy" olan, fakat simdi "Sarı Karaman" olarak anılan bir köy vardır. Bu Sarıköy'un dört kilometre guneyinde bir tepe ve bu tepenin (Ziyaret Tepe) yamacında da bir mezar kalıntısı vardır. Tıpkı Hacı Bektas-i Veli'nin. Velayetnamesinde bahsedilen yerler aynısı ile meveuttur burada. Yazar Refik Soykut kendisi emekli bir albay oldugundan bu kayıtların Genelkurmayın eski haritalarından çıkartıldıgını, 1940'lı yıllarda haritaların bugunku Turkçe ile basıldıgını bu tarihlerden önce ise eski yazı ile yazılmıs oldugunu, degisikigin bu tarihten sonra oldugunu, delilleri ile isbat etmektedir. (Emrem Yunus)

2- Velayetnamede su mealde bir hikaye anlatıldıgı malumdur "Yunus denen ihtiyar koca Haci Bektasi Veli'den himmet yerine bugday isteyince ona istedigi bugdayi verirler. Yunus "Hamam'ın" oraya vardıgında aklı. basına gelir ve geri dönup tekrar bugdayı vererek himmetini ister. Iste bu hamam olarak bahsedilen yerin Hacı Bektas'a yakın bir yerde kalıntıları mevcuttur. Refik Soykut'un Emrem Yunus adlı kitabında bu hamamın bir fotogtafı vardır.

3- Velayetnamede yine bahsedilir ki, Yunus'un alamadıgı himmet Tapduk adlı birisine verilmistir. Yunus Tapduk'un dergahında yıllarca çalısır. Iste bu Tapduk'a ait olan ve onun ismini tasıyan "Tapduk Köyu" Sarıköy'e yakın bir mahalde halen mevcuttur.

4- Surası muhakkaktır ki, Yunus Emre gerek Mevlana ve gerekse Hacı Bektas-i Veli ile çagdastır ve onlardan cografi olarak ta olsa uzakta degildir. Ustelik o yörede yasamıs ve her birisi bir buyuk mana eri olan Ahi Evranı Veli, Suleyman Turkmani, Asık Pasa gibi Muhterem zatlardan etkilenmistir. O havayı teneffus ve o mana denizinde beslenmistir. Yunus’u bu mana guneslerinden uzakta, tek basına ve ayrı olarak dusunmek yanlıs olur.

5- Yunus’un yasadıgı çagda Anadolunun batısı tam bir derebeyi tasallutundadır. Bizans tekfurları ile Musluman Turk savasçıları surekli mucadele halindedirler. Turkler tam olarak o topraklara yerlesip duzenlerini kuramamıslardır. Iste bu yuzden OrtaAnadolu' da Kirsehir, Konya, Ankara, Sivas gibi Kapadokya Bölgesi olarak bilinen bölgenin etrafında Mevlana, Hacı Bektas-ı Veli, Ahi Evran, Asık Pasa, Suleyman Turkmani gibi mana gunesleri dogmaya baslamıstır. Anadolu' nun Turk yurdu olmasında bu insanların görevleri vardir. Yunus' u bu erlerden ayrı dusunup te savasların oldugu tehlikeli bölgeye tekbasına salmak saglam bir fikir degildir. Yunus onlardan etkilenmis, onların feyzin'den feyizlenmis ve pınarlarından su içmistir.

6- Velayetnamede Yunus' un kıtlık sonucu köyden kalkıp, heybesini aliç denen meyve ile doldurup ökuzunun uzerine atarak Hacı Bektasi Veli'ye bugday istemeye gittiginden babsedilmektedir. Dusunun ki Eskisehir'in Sariköyu'nden kalkarak havadan kus uçumu 250 kitometre kara yolu ile ise 400 kilometre kadar olan bir mesafaye o gunun sartlarında ve her derede bir duzine adamın kesildigi derebeyi ortamında böyle yaya bir vaziyette gidip gelmek mumkunmudur? Halbuki, Kirsehir'in Sariköy'u Hacı Bektas-i Veli'ye 45-50 kilometrelik bir mesafededir, yani yaya olarak 8-10 saatlik. bir yoldur. Kızılırmak yatagını degistirmeden önce bu mesafe daha kısa imis. Bu yol bir insanın guvenlik içinde sag-salim olarak bir gunde gidip dönebilecegi bir mesafedir. Böyle olunca Velayetnamede bahsedilen Sivrihisar ve Sarıköy uzaktaki Eskisehir'de degil, Kirsehir Bölgesinde olan ve Hacıbektas'a çok yakın bulunan Sivrihisar ve Sarıköy'dur,

7- Bu gun. hala Yunus'un yasamıs oldugu köyde ve civar köylerde dogan erkek çocukların yuzde otuzu "Yunus, Dede Yunus, Yunus Dede, Emre" gibi adları tasımaktadır.

8- Tapduk köyunun guney yamaçlarında alıç agaçları fazlası ile mevcuttur. Bu daglarda aynı zamanda mese agaçları da bulunmaktadır. Yunus seyhi Tapduk'un dergahına tasıdıgı odunların filizleri hala bu daglarda yesermektedir.

9- Yunus Emre ölmeden önce vasiyetinde söyle demektedir: "Beni seyhim Tapduk'un yolu uzerinde bir yere koyun ki gelip geçenler uzerime bassın ve vucudum seyhimin yolunda zelil olsun." Tıpkı Yunus'un vasiyetinde oldugu gibi bugun Ziyaret Tepe'deki mezar Tapduk köyune gelen bir patika yolun uzerindedir.

10- Bugun en kuvvetli ihtimal olarak Eskisehir Sarıköydeki Yunus’a ithaf olunan mezar sonradan yapılmıs bir mezardır. Kirsehir Ziyaret tepedeki ise eskiden beri vardır. 1970’li yılların Eskisehir Milletvekili ve aynı zamanda Milli Egitim Bakanı Prof. Dr. Orhan Oguz’ un yetkisine dayanan iyi niyetli çabaları ile bu idda gerçek gibi gösterilmeye çalısılmıstır. Pek çok kaynak bahseder ki orada yasamıs olan kisinin gerçekte Yunus adlı zengin bir emir'in oldugudur. Velayetnamede bahsedilen Sivrihisar Sariköy sadece Eskisehir'de varmıs gibi yola çıkılıp, bir tren yolu insaatında bulunan ve zengin bir kisiye ait oldugunu gösteren mezarın yoksul Yunus’a mal edilmesi nederece dogrudur ?

11- Yunus Emre’nin mezarı olarak bilinen mezar 1983 yılında Universite bilim adamlarının gözetininde açılarak iskelet incelenmistir. Duzenlenen raporda bu mezarda yatan kisinin 70 yaslarında birisine ve en az 600 yıllık bir tarihe ait oldugu belirtilmektedir. Namaz kılan kisinin bacak kemiginin diz kapagına yakın yeri kasın baskısı ile oyuk bir sekil alırmıs, namaz kılan kisi surekli dizleri ile hareket ettigi için bacaktaki kemigin bu kısmi oyuk olurmus. Bu durum bilim adamlarının raporunda da belirtilmistir (Emrem Yunus).

12- Yunus Emre’den daha sonra yasamıs ve yine bir ulu mana eri olan Hacı Bayram-ı Veli bir siirinde Yunus'dan hahsederken onun varlıgı ile bu toprakları nurlandırıldıgını söylemektedir. Dizeleri söyledir:

Azizlenmis Hususa Yunus Emire
Idermis Zund-uuzler uyup emre
Bu yerdedir zumrenin mezarı
Muserref eylemislerdir diyari.

Haci Bayram-ı Veli bilindigi gibi Ankara'nın Solfasol köyunde dogmus ve O yörede yasamıstır. Simdi dusunelim Ankara Eskisehir'deki Sariköy'e mi daha yakındir, yoksa Kirsehir'deki Sarıköy'e mis Elbette ki ikincisi daha yakındır. Haci Bayram-ı Veli "Bu topraklar veya bu diyar" demekle yakın olanı kasdetmistir, uzak olanı degil.

13- Yunus Emre siirinde de bahsettigi gibi gerek Mevlana'dan ve gerekse Ahi Evran-ı Veli'den etkilenmistir. Yunus bu siirlerinden birisinde söyleder:

"Iy yarenler, iy gardaslar, görun beni nuttum Ahi
Ere irdum eri buldum er etegin tutum Ahi
Canum bir gözsuz can idi, içi dolu sen ben idi
Dutdum miskinlik etegin ben menzileyitdum Ahi
Giderdum gönlumden kini, kin kin tutanın yoktur dini
Iyi yarenler ben bu sözu uludan isitdum Ahi."

Bu siirde gösteriyor ki, Yunus Emre Ahi Evran ve Ahilikle içli dıslıdır.

14- Son olarak su iddiayı'da söylemeden geçemeyecegiz. Bu gun Yunus Emre'nin gerçek mekanı olarak kabul ettigimiz Kirsehir-Nigde hududundaki bu yerlerin insanı etkileyen manevi bir havası vardır. Bu yerlere gelip de bu manevi havadan etkilenmeyen bir kisinin olacagını zannetmiyoruz. Engebeli ve uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında bir tepe ve yamacında Yunus Emre'nin mezarı bu bölge iki yil önce Millipark alanı ilan edilmistir. Her yıl Yunus Emre'yi anma törenleri bu dagın doruklarında yapılmaktadır. Tam çiftçi Yunus'a yakısacak bir munbit arazidir bu yerler. Kızılırmagın kenarıdır ve sulaktır.

Anadolu'ya bagdas kurup oturun
Ah Evran, Asık Pasa yatırın
Yunus' u da öksuz koyman getirin
Evliyalar diyarı ili Kirsehir.









Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2002-10-09 (1723 Okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©