Anonymous,

Please Baglan or KAYIT
Sehrimizin gururu olan Ustalarımızın hepsinin mp3 parçaları için
[ Ustalarımız - Türkülerimiz ]
Menu   
 
Ana SayfaAna Sayfa  
    Ana Sayfa
Uyelere  
    Profil
    Üye Hesabi
Genel  
YÖRELER  
Aktif  
    Forumlar
    MisafirDefteri
    Anket
    Chat
    Tavsiye et
    Link Ver
Müzik-Video  
    Kirsehir Videolar
    Ustalar MP3
    Sehir Tanitim Videolari
    mp3arama
    Kirsehir TV
    Midi
Icerik Kategorileri   
Kimler Bağlı   
 
İyi Sabahlar Misafir! 
IP:  38.107.179.238



Kulanıcı Adı
Şifre

 Katılımlar
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 1,349
  En Son: asbuzulu51

Lütfen Üye Ol ve AKTiF KATIL
Acilim Bilgileri   
 
Fotoğraf Galerisi
 Albümler: 323
 Resimler: 7229
  · görüntüleme: 142590
  · Oy: 143489
  · Yorum: 5
 Oluştur veya albümleri iste
 Albümlerde değişiklik yap
 Profilim
Güzel Sözler   
 
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını yorganını satardın.



N.F.K
Istatistik   
 
Şu ana Kadar
24290255
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2005
Ahilik Teskilatinin Kurulusu




AHILIK TESKILATI'NIN KURULUSU


Turkler'in Anadolu'ya Göçu:



Buyuk Selçuklu Imparatorlugu komutanı Alparslan, Malazgirt Zaferi (1071) ile
Anadolu kapılarını Turklere açınca, Orta Asya içlerinde ve Maveraunnehir
bölgesinde yasayan Turkler buyuk göç dalgaları halinde Anadolu'ya gelmeye
basladılar. Bu gelenler arasında, daha önce sehirlerde çesitli sanat ve meslek
dallarinda faaliyet gösteren derici, demirci, dokumacı, terzi gibi meslek erbabı
kimseler ile ticaret ile ugrasan tuccarlar ve alimler (bilimadamları) de vardı.




Mogolların Anadolu'yu kasıp kavurmaları, Ahilik felsefesinin gelisip
yucelmesinde önemli etkenlerden biridir. Mogol siyasi egemenliginin çökmesi ile
ortaya çıkan yeni durumda, organize sosyal birlikleri olarak Ahi Birlikleri, bir
kısım siyasi fonksiyonlar yuklenmislerdir. Bu dönem Anadolu'sunda görulen ulusal
öze baglanma çabaları dolayısıyla, bu birlikler, sosyal alanda kendiliginden
birinci plana geçmislerdir. Osmanlı merkezi otoritesinin kurulusu sırasında
olusan devlet kadrolarının, butununyle Ahi liderleri ve asiret beylerinden
meydana gelmesi bunu gösteriyor. Ahi Birlikleriyle, merkezi siyasi otorite
arasında bazan gizli bazan da açıktan açıga bir çatısma söz konusuydu. Bu
çatısmaların Ahi Birliklerinin sırf esnaf ve sanatkar birlikleri haline
gelmesinden sonra da devam ettigini söyleyebiliriz. Siyasi otoriteyle iliskileri
yönunden uç asama gösterirler: 1) Selçuklular dönemi, 2) Anadalu Beylikleri
dönerni, 3) Osmanlılar dönemi. Ozetle; Ahi Birlikleri, Köse Dag Savası ve onun
sonucunda olusan Mogol Felaketinin getirdigi toplumsal, sosyal, siyasal ortamda
daha çok gelisme nedeni bulmustur. Bunlar:



- Ahi Birliklerinin Dini Fonksiyonları

- Ahi Birliklerinin Siyasal Fonksiyonları,

- Ahi Birliklerinin Sosyal Fonksiyonları,

- Ahi Birliklerinin Ekonomik Fonksiyonları,

- Ahi Birliklerinin Milli Fonksiyonlarıdır.



Göruluyor ki, Ahilik, devleti çökuntu ve yıkım zamanlarında içten koruyan,
kollayan ikinci bir gizli guçtur. Içten tutan, koruyan, ayakta tutan
payandalarıdır. Gizli,açık bir iç kuvvetler dayanısmasıdır.



Anadolu'da Karsılasılan Sıkıntılar:



Orta Asya'dan gelen bu esnaf ve sanatkarların Anadolu'dane geçimlerini temin
edecek ne isyerleri, ne de baslarını sokacakları bir evleri vardı.Orta Asya
içlerinden veya Iran uzerinden Anadolu'ya gelen Turkler çok farklı sosyal
yapılara sahiptiler. Uzun yıllardır yerlesik hayat tecrubesine sahip olan sehir
halkı ile henuz asiret degerlerini muhafaza eden yeni gelen göçebe grupların
aynı yerde toplandıklarında aralarında mucadele baslıyordu. Yerlesik hayata
geçmis olan bu gruplar arasında inanç yönunden de bir birlik yoktu. Islam dinini
kabul etmelerine karsın aralarında saman inançlarını bir turlu bırakmayan
gruplar digerleri ile surekli çatısma halindeydiler.



Anadolu'da yasayan ve Hristiyan dinini kabul eden çesitli halk grupları
bulunmaktaydı. Bu gruplar arasında da siyasi açıdan bir birlik olmadıgı gibi
halk da birçok mezheplere bölunmustu.



Bu çaglarda sanat ve ticaret yerli Bizans halkının adeta tekelinde olup yeni
gelen Turk meslektaslarına hiçbir hayat hakkı tanımıyorlardı. Bu bakımdan Orta
Asya'dan gelen esnaf ve sanatkarlar da huzursuzdular. Anadolu'ya gelen Turk
halkı kendi aralarinda da sosyal gruplara ayrılmıstı. Birinci grup, yerlesik
hayatta alısmıs, Islam dininin kaidelerini kabul etmis olan devleti yönetenler
ve zenginlerden meydana geliyordu. Ikinci grubu ise Islamiyeti henuz kabul eden
fakat asiret degerlerini ve saman inançlarını surdurenler olusturuyordu.



Turk Sultanları Anadolu'ya gelen asiret!eri sehirlere yerlestirirken onları
Islam-i kaidelere göre yönetmek ve onlara Islamı ögretmek istiyorlardı. Bunun
içinde Arabistan'dan ve Iran'dan ulema getiriliyor, gelen bu ulema arasında
halka Islamı bambaska tarzda anlatanlar vardı. Oysa Horasan, Maverahunehir'de
daha önce kendilerine Islam dinini ögretenler, dini dar ve sıkı seriat kaideleri
içinde degil, genis ve yumusak bir ruh anlayısı içnde anlatmıslardı. Islam'ı,
mutassavvif Turk Dervisleri'nin telkinleri ile ögrenmis ve kabul etmislerdi. Bu
sebepten islam'ı, Turk inanç sistemine yakın bulan halk islamiyete geçiste pek
fazla zorlanmamıstı. Fakat simdi kendi eski geleneklerine karsi hosgörusuz bir
tavir takınılmakta, dolayısıyla bundan huzursuzluk duymaktaydılar. Bunun sonucu,
bu gruptakiler Devlet'e karsı çatısmacı bir tavır almıslardır; Orta yol bulunana
kadar da mucadelelerini ve kavgalarını devam ettirmislerdir.

 










Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2002-10-09 (1411 Okuma)

[ Geri Dön ]