Anonymous,

Please Baglan or KAYIT
Sehrimizin gururu olan Ustalarımızın hepsinin mp3 parçaları için
[ Ustalarımız - Türkülerimiz ]
Menu   
 
Ana SayfaAna Sayfa  
    Ana Sayfa
Uyelere  
    Profil
    Üye Hesabi
Genel  
YÖRELER  
Aktif  
    Forumlar
    MisafirDefteri
    Anket
    Chat
    Tavsiye et
    Link Ver
Müzik-Video  
    Kirsehir Videolar
    Ustalar MP3
    Sehir Tanitim Videolari
    mp3arama
    Kirsehir TV
    Midi
Icerik Kategorileri   
Kimler Bağlı   
 
İyi Sabahlar Misafir! 
IP:  38.107.179.240



Kulanıcı Adı
Şifre

 Katılımlar
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 1,349
  En Son: asbuzulu51

Lütfen Üye Ol ve AKTiF KATIL
Acilim Bilgileri   
 
Fotoğraf Galerisi
 Albümler: 323
 Resimler: 7229
  · görüntüleme: 142590
  · Oy: 143489
  · Yorum: 5
 Oluştur veya albümleri iste
 Albümlerde değişiklik yap
 Profilim
Güzel Sözler   
 
Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.

A.gıde
Istatistik   
 
Şu ana Kadar
24289997
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2005
Milli Mucadelede Kirsehirlilerin Tutumu ve Katkilari;




Kirsehir ve çevresi Birinci Dunya Harbi’nin
sonlarında kurdukları Kirsehir Gençler Dernegi ve hemen hemen tum yerlesim
birimlerinde kurulan Mudafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile Milli Mucadele için
hazırlık çalısmalarına baslamıstır.


Son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne Avanos (1871) dogumlu Ali Rıza Bey ile, Hamitköy (1877) dogumlu M. Rıza Bey (Silsupur) Bey Mudafaa-i Hukuk grubu Kirsehir milletvekili olarak katılmıslardır. Bu milletvekillerinin Istanbul’un resmen isgalinden sonra da (16 Mart 1920) Ankara’ya gelerek milli mucadeleyi desteklemeye devam etmislerdir.

Kirsehir halkı Mondros Ateskes Antlasması’ndan sonra baslayan isgallere karsı, Istan bul Hukumeti gibi teslimiyetçi bir tutum takınmamıs, Milli Mucadele’yi baslatan Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin tum çalısmalarını yakından takip etmis ve sonuna kadar yanlarında yer almıstır. Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarını Samsun’dan beri takip eden Mucur halkı, Sivas’ta milli bir kongrenin toplanacagını ögrenince, Mucur’u temsilen Kaymakam Cevat Bey ile Hacıbektas Nahiye Muduru Mucurlu Avni (Erkanlı) Bey’i, Kongreye katılmak uzere Sivas’a göndermistir. Ancak bu heyet, Sarkısla’ya vardıgında kongrenin bitmis oldugunu, Mustafa Kemal Pasa temsil Heyeti’nin de Sivas’tan hareket ettigini ögrenince Mucur’a dönmek zorunda kalmıstır. Kirsehir halkının bu olumlu tutumu Ankara vilayetinden gelen 28 Aralık 1919 tarihli sifre telgrafından da açıkça anlasılmaktadır. Ulkenin diger taraflarının Milli Mucadele’nin gelisiminden habersiz olmasına ragmen, Kayseri, Kirsehir ve Ankara gibi Orta Anadolu illerinde Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin buyuk törenlerle karsılanması ve bölge halkının konuya olan duyarlılıgı son derece dikkat çekicidir. Kirsehir halkı Milli Mucadelede oldugu gibi Cumhuriyetin ilanından sonra da Ataturk’un yanında yer almıs O’nun ilke ve inkılÃ?¢plarının savunucusu olmustur.

Askeri Yönden Katkıları

Kirsehir halkı, Balkan Harbi’nde (1912-1913) ve Birinci Dunya Harbi’nde (1914-1918) ulkenin içinde bulundugu savas yıllarında çesitli cephelere gönderdigi evlatları ile ulke savunmasına fiilen katıldıgı gibi, Mondros Ateskes Antlasması’ndan sonra yabancı isgaline ugramamasına ragmen, milli heyecan ve mucadele ruhu surekli canlı kalmıs, muhtemel tehlikelere karsı askeri yönden de gereken hazırlıkları yapmaya baslamıstır. Nitekim 19 Mayıs 1919’da Samsun’da baslayan ve 27 Aralık 1919’da Ankara’da sona eren Turk Milleti’nin yeniden dirilis seruveninde, Kirsehir önemli bir destek merkezi olmus, Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin Kayseri sınırından itibaren Ankara’ya kadar guvenlik içerisinde ulasması Kirsehirliler tarafından saglanmıstır. Ayrıca Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının, Istanbul Hukumeti yanlısı olan Ankara Valisi Muhittin Pasa tarafından tutuklanmaları hususundaki planın bozulması da, o dönemde Kirsehir yöresinde etkili bir kisi olan, M. Rıza Bey yönetimindeki “Kirsehir Milli Mufrezesi”nin, Ankara Valisi Muhittin Pasa’yı, Elmadag yakınında bulunan Kılıçlar Beli mevkiinde tutuklayarak etkisiz hale getirmesi sonucunda gerçeklesmistir.

Istanbul Hukumeti ise görevden uzaklastırılan Vali Muhittin Pasa’nın yerine baska bir Vali göndermeye kalkınca, Ankara Mudafaa-i Hukuk Dernegi Baskanı Muftu Rıfat (Börekçi)^fendi sert bir çıkıs yaparak, Eskisehir’e gelmis olan Damat Ferit’in Valisini tekrar Istanbul’a göndermistir.

Mustafa Kemal Pasa Mucur’a geldigi 21 Aralık 1919 tarihinde, Mucur halkı tarafından coskulu bir sekilde karsılanmıstır. Heyetin karsılanması ve muhtemel bir baskının önlenmesi için, Jandarma Komutanı Yuzbası Sadık (Vicdani) Bey’in yönetiminde, Mucur ve çevre köylerden olusturulan yirmi kisilik bir gönullu mufreze birligi kurulmustur. Bu çekirdek kuvvetin her turlu ihtiyacı Mucur halkı tarafından karsılanmıs, daha sonra bu birlik takviye edilerek “Mucur Milli Suvari Mufrezesi” adıyla Inönu Cephesi’ne gönderilmistir. Bu sekildeki teskilatlanmadan son derece memnun olan Mustafa Kemal Pasa: “Siz simdiden milli davamızı muhitinizde kat’i bir muvaffakiyetle tebaruz ettirmis bulunuyorsunuz” demistir.

Milli Mucadele’de duzenli ordu kurulması asamasında, Batı Cephesi Komutanlıgı’nca 4 Agustos 1920 gunu, Genelkurmay Baskanlıgı’na sunulan ve Batı Cephesi’nin insan gucu faaliyetlerini açıklayan raporda: “500 mevcutlu Kirsehir Taburu’nun kurulus, donanım ve silahlandırma islerine hızla devam edildigi” açıklanmaktadır.

I. Dönem Kirsehir Milletvekili olan M. Rıza Bey de, kendisine baglı kisiler ve hapishaneden çıkartmıs oldugu mahkumlardan meydana gelen bes yuzden fazla kisiden olusan bir kuvvet ile “Ertugrul Grubu” Komutanı Kazım Ozalp Bey’in emrinde, Inegöl, Bilecik ve Yenisehir havalisine giderek Milli Mucadele’ye destek vermistir.

Kirsehir halkı Mondros Ateskes Antlasması’ndan sonra Milli Mucadele yanlısı bir tutum içerisine girerek, Istanbul Hukumeti ve dıs guçler tarafından yapılan kıskırtma ve telkinlere kanmamıs, Kuva-i Milliye’den yana olmus, hatta yanı basında bas gösteren Capanoglu Isyanı’na taraftar olmayıp, karsı bir tutum sergilemistir.

Milli Mucadele’de hazırlık safhası bitip duzenli ordunun kurulmasından sonra da cepheye çagrılan Kirsehir gençlerinden bir çogu sehit olmustur. Savas yıllarında Kirsehir Gençler Dernegi yöneticilerinin hemen hemen tamamının askere alınması, dernek faaliyetlerinin durmasına sebep olmustur. Kurtulus Savası’nda tespit edilebilen sehit sayısı; Kirsehir merkezden iki yuz on, Mucur’dan yetmis bes, Avanos’tan seksen bes kisidir.

1921 Temmuz baslarında Batı cephesine ulastırılmak uzere Ankara, Yahsiyan, Aksehir, Köpruköy, Kirsehir, Kayseri ve Ulukısla gibi yurt içi cephanelik depoları olusturulmus, Köpruköy ve Kirsehir deposunda 1600 Osmanlı, 100 Alman, 1000 Rus, 1316 Ingiliz, 261 Avusturya, 67 sandık da Fransız cephanesi olmak uzere toplam 1120 sandık Kirsehir deposunda, 1014 sandık da Köpruköy deposunda piyade cephanesi depolanmıstır. Bunlara ek olarak Kirsehir milli savunma deposunda 1159 Osmanlı seri sahra top cephanesi ve 2186 Ingiliz sahra top cephanesi bulunuyordu.

Milli Savunma Bakanlıgı tarafından kurulan “Menzil Teskilatları’nın” korunması amacı ile Ankara Komutanlıgı, 100 mevcutlu bir muhafız bölugunu Kirsehir’e göndermistir. Böluk merkezi Kirsehir olmak uzere, Köpruköy-Kirsehir ve Kuçuktas’ta birer takım bulunuyordu. 8 Eylul 1920’de ilk defa Kirsehir’de kurulan “Koruma Birligi” 8 Kasım 1920’de kaldırılarak birlik, Bakanlık emri ile Kayseri’ye gönderilmistir. 17 Subat 1921’de ise Kayseri Menzil Bölge Mufettisligi’ne baglı, Kirsehir’de bir “Menzil Hat Komutanlıgı” kurulmustur.

Kirsehir Menzil Hat Komutanlıgı, Kirsehir, Hacıbektas, Keskin ve Mucur’da “Menzil Nokta Komutanlıkları”, Kirsehir, Hacıbektas, Keskin’de “Erzak Ambarı”, Topaklı’da “Ambarlı Konak”, Kirsehir’de bir “Kol” seklinde idi.

Yine Kirsehir ve Mucur’da “iase merkezleri”, Kirsehir’de bir “Revir ile Silah ve Teçhizat Deposu” bulunmakta idi.

Milli Savunma Bakanlıgı Kutahya-Eskisehir Savasları’ndan sonra duyulan ihtiyaç uzerine 28 Temmuz 1921 tarihinde Menzil Teskilatları’na arastırma, biriktirme ve toplama görevleri de vermistir. Kirsehir Menzil Bölge Mufettisligi de ek olarak, Aksaray-Konya Ereglisi arasında karayolu nakliyatı kurmustur. Sivas-Kayseri bölgesiyle Yozgat, Corum, Kirsehir bölgelerinde 100.000 insan ve 50.000 hayvan iasesini karsılamak amacı ile stok ambarlar kurulması kararlastırılmıs ve karar dogrultusunda Köpruköy ve Kirsehir’de ambarlar açılmıstır. Kurtulus Savası’nın hangi sartlar altında kazanıldıgının daha açık bir sekilde anlasılması açısından, Kirsehir Hat Komutanlıgı’nın nasıl çalıstıgını belirtmekte yarar vardır. Komutanlık emrindeki Muteahhit Nakliye Kolları, 232 Nolu Cift Araba Kolu, 231 Nolu Devre Kolu ve iki Esek Kolu’ndan olusturulmakta idi. Dört koldan ibaret olan bu birliklerde toplam olarak 4 nakliye muteahhit eri ile 8 er, 10 çift altı araba, 25 deve ve 90 esek bulunmakta idi. Olusturulan hat komutanlıkları ile cephelerde ihtiyaç duyulan malzemeler Anadolu’dan toplanarak sevk edilmekte idi. Mesela Sakarya Meydan Muhaberesi döneminde Kayseri-Kirsehir-Yahsihan yolu ile 10.5 ton çesitli çap ve buyuklukte silah, 44.5 ton cephane, 152 ton yiyecek ve yem, 20 ton donatım ve gereç malzemesi gönderilmistir.

26 Agustos 1922’de baslayan Buyuk Taarruz hazırlıgı kapsamında, Kayseri - Kirsehir - Yahsiyan yolu ile 48.5 ton silah, 221.5 ton cephane, 1367 ton yiyecek ve yem, 49.5 ton da donatım ve gereç malzemesi gönderilmistir.

Harp Encumeni 26 subat 1922’de yaptıgı toplantıda aldıgı karar uzerine, Kirsehir tasıt araçları Aksaray’da toplanan tahılların nakledilmesi için geçici bir sure ile Aksaray Komisyonu emrine verilmistir.

1921 yılı Aralık ayında Keskin’de 500, Avanos’ta 750, Kirsehir’de 1500 yataklı askeri hastaneler bulunuyordu. Ancak, daha sonra Kirsehir’deki hastanenin yatak sayısı 400’e dusmustur.

Hastanelerden taburcu edilip, uzun sure dinlenmesi gereken subaylar için cephe gerilerinde, havası iyi bir yerde bir “Nekahethane” kurulması, Mayıs 1920’de Ordu Saglık Daire Baskanlıgı tarafından Kızılay kurumuna önerilmistir. Bu öneri dikkate alınmıs, Kirsehir’de Lise binasında bir subay nekahet hanesi kurulmustur. Daha sonra binanın noksanları tamamlanmıs, 100 yataklı bir nekahethane haline getirilmistir. 13 Temmuz 1921’de Kutahya, Afyon ve Eskisehir yönune dogru baslayan dusman saldırısı uzerine, Eskisehir’de bulunan Kızılay Hastanesi zorunlu olarak Kirsehir’e tasınmıstır. Kirsehir’de Devlet Hastanesi olmadıgından fakir halk ile subay ailelerinin muayene ve tedavileri burada yapılıyor, hastaların ilaçları ise Kızılay tarafından veriliyordu. Hastane 3.5 ay hizmet verdikten sonra 1 Aralık 1921’de kapatılmıstır.

Siyasal Yönden Katkıları

23 Nisan 1920’de açılan T.B.M.M.’nde ise Kirsehir Ahmet Mufit (Kurutluoglu) Bey, Rıza (Silsupur) Bey, Yahya Galip (Kargı) Bey, Sadık (Savtekin) Bey, Cemalettin Celebi Efendi, Bekir (Kocaoglu) Efendi, Cevdet (Seçkin) Bey tarafından temsil edilmistir. Bu milletvekillerinden Yahya Galip Bey, Istanbul Hukumeti’nin emirleri dogrultusunda olmak uzere Mustafa Kemal Pasa’yı tutuklatarak, Milli Mucadele’yi daha baslangıcında engellemeye çalısan Ankara Valisi Muhittin Pasa’nın tutuklanmasından sonra; Ankara Valiligi yapmıs, daha sonra da uç dönem Kirsehir milletvekili olarak yeni Turk Devleti’ne önemli hizmetlerde bulunmustur. Muhittin Pasa’nın tutuklanmasından sonra Defterdar Yahya Galip Bey, Ankara halkı tarafından seçilerek Valilik görevine getirilmistir. Bu durum, Ankara hattının, Anadolu’nun ortasında bulunan bir ilde, demokratik yöntemle yöneticisini seçmesi bakımından çok önemli bir olaydır. Ayrıca böyle bir hareket sekli, bir bakıma Istanbul Hukumeti’ne karsı da bir baskaldırı niteligi tasımaktadır.

Vali Yahya Galip Bey, Mustafa Kemal Pasa’yı Samsun’dan itibaren yakından izlemekte ve ulkenin kurtulusunun ancak Mustafa Kemal Pasa’nın önderliginde baslayan milli bir mucadele ile gerçeklesecegine inanmaktadır. Nitekim Mustafa Kemal Pasa’nın Amasya Mulakatı (görusmesi) (20-22 Ekim 1919) için Amasya’da bulundugu sırada, Ankara Valiligi görevini yuruten Yahya Galip Bey’den 15 Ekim 1919 tarihli, sifreli bir telgraf almıstır. Bu telgrafta Yahya Galip Bey: “Mukadderatımızı, milletin mukadderatını bilmeyen bir hukumete ve ne de rast gele gönderilecek valilere terk edemeyiz. Mahmut Ferit Pasa kabinesinin tayin edipte gönderemedigi eski Bitlis Valisi Ziya Pasa’yı buraya ve Suphi Bey’i de Konya’ya Vali tayin etmek suretiyle merkezi hukumet ilk adımını attı. Millet meclisi kurulmadan önce dısardan bir kisinin hiçbir memuriyete getirilmemesini evvelce arz etmistik. Merkezi hukumet buraya yeniden Vali göndermekle, buradaki milli hareketi söndurmek istiyor demektir. Siz nasıl askerlikten istifa ile milletin bir ferdi gibi çalısmaya karar verdinizse, ben de buradan çekilerek, aynı surette milletimin vazifesini yapmaya karar verdi. Vali gelinceye kadar vekaleti kime bırakacagımı lutfen bildiriniz” diyerek, Mustafa Kemal Pasa’ya ve Temsil Heyeti’ne baglılıgını ve her turlu emir ve yetkiyi onlardan alacagını göstermek suretiyle, Milli Mucadele’ye tam bir destek saglamıs oluyordu.

Yahya Galip Bey, Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin 27 Aralık 1919’da Ankara’da karsılanması sırasında da Ankara valisi olarak aktif görev almıstır. Ankara valisi olan Yahya Galip Bey ilk is olarak, Muhittin Pasa’nın tutuklatmıs oldugu ittihat ve TerakkÃ?®cileri serbest bırakmıs ve bu nedenle kendisine “Hakan” unvanı verilmistir. Sıcak kanlı ve babacan bir yapıya sahip olan Yahya Galip Bey, Ankara valisi iken milletvekillerinin özel hayatlarına da mudahale edebilmekte idi. Nitekim bu konuda; “Yahya Galip Bey mebusları bile içki basında görunce sopayla kovalardı” seklinde belirtilmektedir.

Yahya Galip Bey T.B.M.M.’nde 23 Nisan 1920 den 4 Mayıs 1931’e kadar uç dönem Kirsehir milletvekili olarak bulunmus, bu sure içerisinde 45 kez söz alarak; maliye, dıs politika, komunizm bolseviklik, anayasa, hukuk, tekalif-i millÃ?®ye, israf, demokrasi, meclisin saglıklı çalısması, istiklal mahkemeleri ve çalısmaları, Hıristiyanların ve azınlıkların ulkemizdeki faaliyetleri, Yunan isgali, misak-ı milli, sosyal yardım, meclis görusmeleri, bakanlıkların ödenekleri ve benzeri konularda görus ve dusuncelerini dile getirerek meclis çalısmalarında etkili olmustur.

Birinci dönem T.B.M.M.’nde etkili olan diger bir Kirsehir milletvekili de Ahmet Mufit (Kurutluoglu) Bey’dir. ilmi duzeyi yuksek bir aileden olan ve daha çok dini ilimler alanında isim yapmıs Savcılı Turkmen obasına mensup, Muftu Hacı Vehbi Efendi’nin oglu olan Mufit Bey 1879 yalında Kirsehir’de dogmustur. Mufit Bey Kirsehir Rustiyesi’ni bitirdikten sonra on bes yasında iken medrese tahsili için Istanbul’a gitmis, Islam Hukuku alanında tahsil görerek diploma almıstır. Medrese ögreniminden sonra Kirsehir’e degisik adliyelerde hizmet yapmıs ve 1910 yılında babasının ölumunden sonra Kirsehir’e gelerek, Kirsehir Muftusu olmustur. I. Dunya Harbi sonunda imzalanan Mondros Ateskes Anlasması’nı, devletin surekliligi bakımından son derece tehlikeli görmesi, bu mutarekeyi imzalayanları ve savunanları kınaması uzerine tutuklanarak Istanbul’a gönderilmistir.

I. Dunya Harbi’nden sonra, devletin yönetimine adeta bir karabulut gibi çökerek Milli Mucadele aleyhine bir yönetim sergileyen Sadrazam Damat Ferit Pasa tarafından “Harp Divan”na gönderilen Mufit Bey, Erzurum Kongresi’nden önce bir fırsatını bularak kaçmıs ve Kirsehir’e Mudafaa-i Hukuk Teskilatı içinde bulunmus ve Sivas’ta bulunan Temsil Heyeti ile iliski kurarak, Milli Mucadele’ye katkı saglayan Kirsehir’in önderleri arasında yer almıstır.









Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-03-22 (567 Okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©