Kirsehir ve çevresi Birinci Dunya Harbi’nin
sonlarında kurdukları Kirsehir Gençler Dernegi ve hemen hemen tum yerlesim
birimlerinde kurulan Mudafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile Milli Mucadele için
hazırlık çalısmalarına baslamıstır.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne Avanos (1871) dogumlu Ali Rıza Bey ile, Hamitköy
(1877) dogumlu M. Rıza Bey (Silsupur) Bey Mudafaa-i Hukuk grubu Kirsehir
milletvekili olarak katılmıslardır. Bu milletvekillerinin Istanbul’un resmen
isgalinden sonra da (16 Mart 1920) Ankara’ya gelerek milli mucadeleyi
desteklemeye devam etmislerdir.
Kirsehir halkı Mondros Ateskes Antlasması’ndan sonra baslayan isgallere karsı,
Istan bul Hukumeti gibi teslimiyetçi bir tutum takınmamıs, Milli Mucadele’yi
baslatan Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin tum çalısmalarını yakından
takip etmis ve sonuna kadar yanlarında yer almıstır. Mustafa Kemal Pasa ve
arkadaslarını Samsun’dan beri takip eden Mucur halkı, Sivas’ta milli bir
kongrenin toplanacagını ögrenince, Mucur’u temsilen Kaymakam Cevat Bey ile
Hacıbektas Nahiye Muduru Mucurlu Avni (Erkanlı) Bey’i, Kongreye katılmak uzere
Sivas’a göndermistir. Ancak bu heyet, Sarkısla’ya vardıgında kongrenin bitmis
oldugunu, Mustafa Kemal Pasa temsil Heyeti’nin de Sivas’tan hareket ettigini
ögrenince Mucur’a dönmek zorunda kalmıstır. Kirsehir halkının bu olumlu tutumu
Ankara vilayetinden gelen 28 Aralık 1919 tarihli sifre telgrafından da açıkça
anlasılmaktadır. Ulkenin diger taraflarının Milli Mucadele’nin gelisiminden
habersiz olmasına ragmen, Kayseri, Kirsehir ve Ankara gibi Orta Anadolu
illerinde Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin buyuk törenlerle karsılanması
ve bölge halkının konuya olan duyarlılıgı son derece dikkat çekicidir. Kirsehir
halkı Milli Mucadelede oldugu gibi Cumhuriyetin ilanından sonra da Ataturk’un
yanında yer almıs O’nun ilke ve inkılÃ?¢plarının savunucusu olmustur.
Askeri Yönden Katkıları
Kirsehir halkı, Balkan Harbi’nde (1912-1913) ve Birinci Dunya Harbi’nde
(1914-1918) ulkenin içinde bulundugu savas yıllarında çesitli cephelere
gönderdigi evlatları ile ulke savunmasına fiilen katıldıgı gibi, Mondros Ateskes
Antlasması’ndan sonra yabancı isgaline ugramamasına ragmen, milli heyecan ve
mucadele ruhu surekli canlı kalmıs, muhtemel tehlikelere karsı askeri yönden de
gereken hazırlıkları yapmaya baslamıstır. Nitekim 19 Mayıs 1919’da Samsun’da
baslayan ve 27 Aralık 1919’da Ankara’da sona eren Turk Milleti’nin yeniden
dirilis seruveninde, Kirsehir önemli bir destek merkezi olmus, Mustafa Kemal
Pasa ve Temsil Heyeti’nin Kayseri sınırından itibaren Ankara’ya kadar guvenlik
içerisinde ulasması Kirsehirliler tarafından saglanmıstır. Ayrıca Sivas Kongresi
sırasında Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının, Istanbul Hukumeti yanlısı olan
Ankara Valisi Muhittin Pasa tarafından tutuklanmaları hususundaki planın
bozulması da, o dönemde Kirsehir yöresinde etkili bir kisi olan, M. Rıza Bey
yönetimindeki “Kirsehir Milli Mufrezesi”nin, Ankara Valisi Muhittin Pasa’yı,
Elmadag yakınında bulunan Kılıçlar Beli mevkiinde tutuklayarak etkisiz hale
getirmesi sonucunda gerçeklesmistir.
Istanbul Hukumeti ise görevden uzaklastırılan Vali Muhittin Pasa’nın yerine
baska bir Vali göndermeye kalkınca, Ankara Mudafaa-i Hukuk Dernegi Baskanı Muftu
Rıfat (Börekçi)^fendi sert bir çıkıs yaparak, Eskisehir’e gelmis olan Damat
Ferit’in Valisini tekrar Istanbul’a göndermistir.
Mustafa Kemal Pasa Mucur’a geldigi 21 Aralık 1919 tarihinde, Mucur halkı
tarafından coskulu bir sekilde karsılanmıstır. Heyetin karsılanması ve muhtemel
bir baskının önlenmesi için, Jandarma Komutanı Yuzbası Sadık (Vicdani) Bey’in
yönetiminde, Mucur ve çevre köylerden olusturulan yirmi kisilik bir gönullu
mufreze birligi kurulmustur. Bu çekirdek kuvvetin her turlu ihtiyacı Mucur halkı
tarafından karsılanmıs, daha sonra bu birlik takviye edilerek “Mucur Milli
Suvari Mufrezesi” adıyla Inönu Cephesi’ne gönderilmistir. Bu sekildeki
teskilatlanmadan son derece memnun olan Mustafa Kemal Pasa: “Siz simdiden milli
davamızı muhitinizde kat’i bir muvaffakiyetle tebaruz ettirmis bulunuyorsunuz”
demistir.
Milli Mucadele’de duzenli ordu kurulması asamasında, Batı Cephesi
Komutanlıgı’nca 4 Agustos 1920 gunu, Genelkurmay Baskanlıgı’na sunulan ve Batı
Cephesi’nin insan gucu faaliyetlerini açıklayan raporda: “500 mevcutlu Kirsehir
Taburu’nun kurulus, donanım ve silahlandırma islerine hızla devam edildigi”
açıklanmaktadır.
I. Dönem Kirsehir Milletvekili olan M. Rıza Bey de, kendisine baglı kisiler ve
hapishaneden çıkartmıs oldugu mahkumlardan meydana gelen bes yuzden fazla
kisiden olusan bir kuvvet ile “Ertugrul Grubu” Komutanı Kazım Ozalp Bey’in
emrinde, Inegöl, Bilecik ve Yenisehir havalisine giderek Milli Mucadele’ye
destek vermistir.
Kirsehir halkı Mondros Ateskes Antlasması’ndan sonra Milli Mucadele yanlısı bir
tutum içerisine girerek, Istanbul Hukumeti ve dıs guçler tarafından yapılan
kıskırtma ve telkinlere kanmamıs, Kuva-i Milliye’den yana olmus, hatta yanı
basında bas gösteren Capanoglu Isyanı’na taraftar olmayıp, karsı bir tutum
sergilemistir.
Milli Mucadele’de hazırlık safhası bitip duzenli ordunun kurulmasından sonra da
cepheye çagrılan Kirsehir gençlerinden bir çogu sehit olmustur. Savas yıllarında
Kirsehir Gençler Dernegi yöneticilerinin hemen hemen tamamının askere alınması,
dernek faaliyetlerinin durmasına sebep olmustur. Kurtulus Savası’nda tespit
edilebilen sehit sayısı; Kirsehir merkezden iki yuz on, Mucur’dan yetmis bes,
Avanos’tan seksen bes kisidir.
1921 Temmuz baslarında Batı cephesine ulastırılmak uzere Ankara, Yahsiyan,
Aksehir, Köpruköy, Kirsehir, Kayseri ve Ulukısla gibi yurt içi cephanelik
depoları olusturulmus, Köpruköy ve Kirsehir deposunda 1600 Osmanlı, 100 Alman,
1000 Rus, 1316 Ingiliz, 261 Avusturya, 67 sandık da Fransız cephanesi olmak
uzere toplam 1120 sandık Kirsehir deposunda, 1014 sandık da Köpruköy deposunda
piyade cephanesi depolanmıstır. Bunlara ek olarak Kirsehir milli savunma
deposunda 1159 Osmanlı seri sahra top cephanesi ve 2186 Ingiliz sahra top
cephanesi bulunuyordu.
Milli Savunma Bakanlıgı tarafından kurulan “Menzil Teskilatları’nın” korunması
amacı ile Ankara Komutanlıgı, 100 mevcutlu bir muhafız bölugunu Kirsehir’e
göndermistir. Böluk merkezi Kirsehir olmak uzere, Köpruköy-Kirsehir ve
Kuçuktas’ta birer takım bulunuyordu. 8 Eylul 1920’de ilk defa Kirsehir’de
kurulan “Koruma Birligi” 8 Kasım 1920’de kaldırılarak birlik, Bakanlık emri ile
Kayseri’ye gönderilmistir. 17 Subat 1921’de ise Kayseri Menzil Bölge
Mufettisligi’ne baglı, Kirsehir’de bir “Menzil Hat Komutanlıgı” kurulmustur.
Kirsehir Menzil Hat Komutanlıgı, Kirsehir, Hacıbektas, Keskin ve Mucur’da
“Menzil Nokta Komutanlıkları”, Kirsehir, Hacıbektas, Keskin’de “Erzak Ambarı”,
Topaklı’da “Ambarlı Konak”, Kirsehir’de bir “Kol” seklinde idi.
Yine Kirsehir ve Mucur’da “iase merkezleri”, Kirsehir’de bir “Revir ile Silah ve
Teçhizat Deposu” bulunmakta idi.
Milli Savunma Bakanlıgı Kutahya-Eskisehir Savasları’ndan sonra duyulan ihtiyaç
uzerine 28 Temmuz 1921 tarihinde Menzil Teskilatları’na arastırma, biriktirme ve
toplama görevleri de vermistir. Kirsehir Menzil Bölge Mufettisligi de ek olarak,
Aksaray-Konya Ereglisi arasında karayolu nakliyatı kurmustur. Sivas-Kayseri
bölgesiyle Yozgat, Corum, Kirsehir bölgelerinde 100.000 insan ve 50.000 hayvan
iasesini karsılamak amacı ile stok ambarlar kurulması kararlastırılmıs ve karar
dogrultusunda Köpruköy ve Kirsehir’de ambarlar açılmıstır. Kurtulus Savası’nın
hangi sartlar altında kazanıldıgının daha açık bir sekilde anlasılması
açısından, Kirsehir Hat Komutanlıgı’nın nasıl çalıstıgını belirtmekte yarar
vardır. Komutanlık emrindeki Muteahhit Nakliye Kolları, 232 Nolu Cift Araba
Kolu, 231 Nolu Devre Kolu ve iki Esek Kolu’ndan olusturulmakta idi. Dört koldan
ibaret olan bu birliklerde toplam olarak 4 nakliye muteahhit eri ile 8 er, 10
çift altı araba, 25 deve ve 90 esek bulunmakta idi. Olusturulan hat
komutanlıkları ile cephelerde ihtiyaç duyulan malzemeler Anadolu’dan toplanarak
sevk edilmekte idi. Mesela Sakarya Meydan Muhaberesi döneminde
Kayseri-Kirsehir-Yahsihan yolu ile 10.5 ton çesitli çap ve buyuklukte silah,
44.5 ton cephane, 152 ton yiyecek ve yem, 20 ton donatım ve gereç malzemesi
gönderilmistir.
26 Agustos 1922’de baslayan Buyuk Taarruz hazırlıgı kapsamında, Kayseri -
Kirsehir - Yahsiyan yolu ile 48.5 ton silah, 221.5 ton cephane, 1367 ton yiyecek
ve yem, 49.5 ton da donatım ve gereç malzemesi gönderilmistir.
Harp Encumeni 26 subat 1922’de yaptıgı toplantıda aldıgı karar uzerine, Kirsehir
tasıt araçları Aksaray’da toplanan tahılların nakledilmesi için geçici bir sure
ile Aksaray Komisyonu emrine verilmistir.
1921 yılı Aralık ayında Keskin’de 500, Avanos’ta 750, Kirsehir’de 1500 yataklı
askeri hastaneler bulunuyordu. Ancak, daha sonra Kirsehir’deki hastanenin yatak
sayısı 400’e dusmustur.
Hastanelerden taburcu edilip, uzun sure dinlenmesi gereken subaylar için cephe
gerilerinde, havası iyi bir yerde bir “Nekahethane” kurulması, Mayıs 1920’de
Ordu Saglık Daire Baskanlıgı tarafından Kızılay kurumuna önerilmistir. Bu öneri
dikkate alınmıs, Kirsehir’de Lise binasında bir subay nekahet hanesi
kurulmustur. Daha sonra binanın noksanları tamamlanmıs, 100 yataklı bir
nekahethane haline getirilmistir. 13 Temmuz 1921’de Kutahya, Afyon ve Eskisehir
yönune dogru baslayan dusman saldırısı uzerine, Eskisehir’de bulunan Kızılay
Hastanesi zorunlu olarak Kirsehir’e tasınmıstır. Kirsehir’de Devlet Hastanesi
olmadıgından fakir halk ile subay ailelerinin muayene ve tedavileri burada
yapılıyor, hastaların ilaçları ise Kızılay tarafından veriliyordu. Hastane 3.5
ay hizmet verdikten sonra 1 Aralık 1921’de kapatılmıstır.
Siyasal Yönden Katkıları
23 Nisan 1920’de açılan T.B.M.M.’nde ise Kirsehir Ahmet Mufit (Kurutluoglu) Bey,
Rıza (Silsupur) Bey, Yahya Galip (Kargı) Bey, Sadık (Savtekin) Bey, Cemalettin
Celebi Efendi, Bekir (Kocaoglu) Efendi, Cevdet (Seçkin) Bey tarafından temsil
edilmistir. Bu milletvekillerinden Yahya Galip Bey, Istanbul Hukumeti’nin
emirleri dogrultusunda olmak uzere Mustafa Kemal Pasa’yı tutuklatarak, Milli
Mucadele’yi daha baslangıcında engellemeye çalısan Ankara Valisi Muhittin
Pasa’nın tutuklanmasından sonra; Ankara Valiligi yapmıs, daha sonra da uç dönem
Kirsehir milletvekili olarak yeni Turk Devleti’ne önemli hizmetlerde
bulunmustur. Muhittin Pasa’nın tutuklanmasından sonra Defterdar Yahya Galip Bey,
Ankara halkı tarafından seçilerek Valilik görevine getirilmistir. Bu durum,
Ankara hattının, Anadolu’nun ortasında bulunan bir ilde, demokratik yöntemle
yöneticisini seçmesi bakımından çok önemli bir olaydır. Ayrıca böyle bir hareket
sekli, bir bakıma Istanbul Hukumeti’ne karsı da bir baskaldırı niteligi
tasımaktadır.
Vali Yahya Galip Bey, Mustafa Kemal Pasa’yı Samsun’dan itibaren yakından
izlemekte ve ulkenin kurtulusunun ancak Mustafa Kemal Pasa’nın önderliginde
baslayan milli bir mucadele ile gerçeklesecegine inanmaktadır. Nitekim Mustafa
Kemal Pasa’nın Amasya Mulakatı (görusmesi) (20-22 Ekim 1919) için Amasya’da
bulundugu sırada, Ankara Valiligi görevini yuruten Yahya Galip Bey’den 15 Ekim
1919 tarihli, sifreli bir telgraf almıstır. Bu telgrafta Yahya Galip Bey:
“Mukadderatımızı, milletin mukadderatını bilmeyen bir hukumete ve ne de rast
gele gönderilecek valilere terk edemeyiz. Mahmut Ferit Pasa kabinesinin tayin
edipte gönderemedigi eski Bitlis Valisi Ziya Pasa’yı buraya ve Suphi Bey’i de
Konya’ya Vali tayin etmek suretiyle merkezi hukumet ilk adımını attı. Millet
meclisi kurulmadan önce dısardan bir kisinin hiçbir memuriyete getirilmemesini
evvelce arz etmistik. Merkezi hukumet buraya yeniden Vali göndermekle, buradaki
milli hareketi söndurmek istiyor demektir. Siz nasıl askerlikten istifa ile
milletin bir ferdi gibi çalısmaya karar verdinizse, ben de buradan çekilerek,
aynı surette milletimin vazifesini yapmaya karar verdi. Vali gelinceye kadar
vekaleti kime bırakacagımı lutfen bildiriniz” diyerek, Mustafa Kemal Pasa’ya ve
Temsil Heyeti’ne baglılıgını ve her turlu emir ve yetkiyi onlardan alacagını
göstermek suretiyle, Milli Mucadele’ye tam bir destek saglamıs oluyordu.
Yahya Galip Bey, Mustafa Kemal Pasa ve Temsil Heyeti’nin 27 Aralık 1919’da
Ankara’da karsılanması sırasında da Ankara valisi olarak aktif görev almıstır.
Ankara valisi olan Yahya Galip Bey ilk is olarak, Muhittin Pasa’nın tutuklatmıs
oldugu ittihat ve TerakkÃ?®cileri serbest bırakmıs ve bu nedenle kendisine “Hakan”
unvanı verilmistir. Sıcak kanlı ve babacan bir yapıya sahip olan Yahya Galip
Bey, Ankara valisi iken milletvekillerinin özel hayatlarına da mudahale
edebilmekte idi. Nitekim bu konuda; “Yahya Galip Bey mebusları bile içki basında
görunce sopayla kovalardı” seklinde belirtilmektedir.
Yahya Galip Bey T.B.M.M.’nde 23 Nisan 1920 den 4 Mayıs 1931’e kadar uç dönem
Kirsehir milletvekili olarak bulunmus, bu sure içerisinde 45 kez söz alarak;
maliye, dıs politika, komunizm bolseviklik, anayasa, hukuk, tekalif-i millÃ?®ye,
israf, demokrasi, meclisin saglıklı çalısması, istiklal mahkemeleri ve
çalısmaları, Hıristiyanların ve azınlıkların ulkemizdeki faaliyetleri, Yunan
isgali, misak-ı milli, sosyal yardım, meclis görusmeleri, bakanlıkların
ödenekleri ve benzeri konularda görus ve dusuncelerini dile getirerek meclis
çalısmalarında etkili olmustur.
Birinci dönem T.B.M.M.’nde etkili olan diger bir Kirsehir milletvekili de Ahmet
Mufit (Kurutluoglu) Bey’dir. ilmi duzeyi yuksek bir aileden olan ve daha çok
dini ilimler alanında isim yapmıs Savcılı Turkmen obasına mensup, Muftu Hacı
Vehbi Efendi’nin oglu olan Mufit Bey 1879 yalında Kirsehir’de dogmustur. Mufit
Bey Kirsehir Rustiyesi’ni bitirdikten sonra on bes yasında iken medrese tahsili
için Istanbul’a gitmis, Islam Hukuku alanında tahsil görerek diploma almıstır.
Medrese ögreniminden sonra Kirsehir’e degisik adliyelerde hizmet yapmıs ve 1910
yılında babasının ölumunden sonra Kirsehir’e gelerek, Kirsehir Muftusu olmustur.
I. Dunya Harbi sonunda imzalanan Mondros Ateskes Anlasması’nı, devletin
surekliligi bakımından son derece tehlikeli görmesi, bu mutarekeyi imzalayanları
ve savunanları kınaması uzerine tutuklanarak Istanbul’a gönderilmistir.
I. Dunya Harbi’nden sonra, devletin yönetimine adeta bir karabulut gibi çökerek
Milli Mucadele aleyhine bir yönetim sergileyen Sadrazam Damat Ferit Pasa
tarafından “Harp Divan”na gönderilen Mufit Bey, Erzurum Kongresi’nden önce bir
fırsatını bularak kaçmıs ve Kirsehir’e Mudafaa-i Hukuk Teskilatı içinde bulunmus
ve Sivas’ta bulunan Temsil Heyeti ile iliski kurarak, Milli Mucadele’ye katkı
saglayan Kirsehir’in önderleri arasında yer almıstır.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2007-03-22 (567 Okuma)